SİNOP TARİHİ

Sinop ilinin adının Amazon Tanrıçası Sinope'den geldiğine dair söylentiler vardır, ilk çağlardan beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinen Sinop'un en önemli dönemi Paflagonyo'lılar [Anadolu Pontus) zamanında olmuştur.
MO 169 yılında başa geçen mitridat flapeton Sinop'u geliştirmiş ve başkenti Amasya'dan Sinop'a taşımıştır
Daha sonra devletin sıralarını genişleten Mitridot Faptador başkenti Bergama'ya taşımıştır.
Sonraki dönemde Roma'lılar Sinop'u ele geçirmiş ve önemli bir koloni kurmuşlardır, ilkçoğ düşünürlerinden Diogenes (Diyojen) Sinop doğumludur ve Büyük İskender'le aralarında geçen "Gölge etme başka ihsan istemem" diyoloğu tarihe geçmiştir.

1214 yılında Selçukluların eline geçen şehir daha sonra Fatih döneminde Osmanlı'lara geçmiştir. Kuruluşundan itibaren doğal liman oluşu ile Karadeniz'deki en önemli tersane ve liman olma özelliğini korumuştur. 1853 Rus baskını sırasında tüm donanmasını kaybeden Osmanlı imparatorluğu, bu tarihten sonra Sinop'u tersane olarak kullanamamış ve baskın sırasında yerle bir olan Sinop eski önemini giderek kaybetmiştir.

SİNOP KALESİ VE HAPİSHANESİ

Bir dönem "Anadolu'nun Alcatrazı" tabiri ile de tanınan cezaevi 1999 yılında kapatılarak müzeye çevrilmiştir. Tarihi eskilere dayanan yapı, şiirlere, şarkılara konu olmuştur.Sabahattin Ali'nin Aldırma Gönül şiirinden besteleneni bunlardan en bilinenidir.Üç yanı deniz olan ve tarihi kale duvarlarının içerisinde yer alan cezaevine ev sahipliği yapan kale yaklaşık 4000 yıl önce bölgenin hakimi Gaskalılar tarafından yapılmıştır.Grek, Pontus. Roma, Bizans. Selçuklu ve Osmanlılar kendi dönemlerinde köleyi korumuş ve güçlendirmişlerdir. Kalenin cezaevi olorak kullanımına ait en eski belgeler ise 1568 yılına dayanmaktadır. iç kalenin resmi olarak zindana dönüşmesi ise 1887 yılında olmuştur.
Kırım Ham Devlet Giray, Sabahattin Ali, Refik HaHt Karay, Mustafa Suphi, Ahmet Bedevi Kuran, Ruh/ Su, Burhan Felek ve Zekeri ya Sertel bu cezaevinde yatmış bazı İsimlerdir.
Sinop tersanesinin tarihi Romalılara kadar uzanmaktadır. Osmanlılara ise isfendiyar oğullarından intikal etmiştir. Candar Beyliğinin Sinop'ta tersanesi olduğu da bilinmektedir. Sinop Osmanlılar tarafından sulhen alındığında (1461) Sinop limanındaki gemiler içerisinde Napoli ve Aragon krallığı gemileriyle Venedik gemilerinden sonra Condaroğlu ismoil Bey'in yaptırdığı 900 tonluk bir gemi bulunuyordu ki limandaki en büyük gemi idi. Henüz Osmanlı Devleti'nde bu büyüklükte gemi yoktu. Fetihten sonra Fatih Sultan Mehmed bu gemiyi İstanbul'a göndermiş ve Osmanlı donanmasına örnek olmuş ve benzeri yapılmıştır.